USD33,04
EURO35,94
JPY0,210700
RUB0,377200
GBP42,81
EURO/USD1,09
BIST11.156,20
GR. ALTIN2.549,54
BTC67.240,94
  1. Haberler
  2. Otomotiv
  3. Yeni BMW i5’ten ilham alan “The Electric AI Canvas” enstalasyonu Art Basel’den sonra Contemporary Istanbul’a geliyor

Yeni BMW i5’ten ilham alan “The Electric AI Canvas” enstalasyonu Art Basel’den sonra Contemporary Istanbul’a geliyor

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu BMW’nin tamamen elektrikli Yeni BMW i5 modeli ilk olarak 18.Edisyon Contemporary Istanbul kapsamında “The Electric AI Canvas” yerleştirmesi ile sanatseverlerle buluşacak. Yeni BMW i5’ten ilham alan “The Electric AI Canvas” enstalasyonu, BMW Türkiye’nin katkılarıyla 53. Edisyon Art Basel 2023’teki ilk gösteriminin ardından İstanbul’da sergilenecek. 

BMW Türkiye, bu yıl 26 Eylül-1 Ekim 2023 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da 18’inci edisyonu düzenlenecek Contemporary Istanbul’da tamamen elektrikli Yeni BMW i5 modelini ilk kez sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Yeni BMW i5, sanat ve teknolojiyi buluşturan ve izleyiciyi içine alan “The Electric AI Canvas” enstalasyonuyla fuarda yer alacak. BMW Türkiye ayrıca, fuar boyunca VIP ve özel müşteriler için oluşturulan BMW Lounge’da üst segment lansman modellerinden birini daha sergileyecek. Yine fuar özelinde VIP müşterileri için BMW VIP Shuttle alanı oluşturacak.

Art Basel 2023’te sergilenen ve Yeni BMW i5’ten ilham alarak tasarlanan “The Electric AI Canvas”, yaratıcı teknoloji uzmanı ve Goodby, Silverstein & Partners’ın Yapay Zeka Direktörü Nathan Shipley ve çağdaş sanat medya platformu ArtDrunk’un kurucusu Gary Yeh iş birliğinde, yapay zeka tarafından oluşturulan özgün animasyonlar, ünlü çağdaş sanatçıların eserlerinden oluşan bir veri kümesi ile eğitilmiş yapay zeka modelleri kullanılarak hazırlandı. Yapay zekanın, 900 yıllık sanat tarihi ve 50 bin görselden yararlanarak ürettiği soyut animasyonlar Yeni BMW i5 modeline yansıtılarak izleyiciyi kapsayan bir deneyime dönüştürüldü. 

Dünyaya öncülük eden ve tamamen elektrikli Yeni BMW i5’i dinamik bir tuvale dönüştüren çağdaş sanatçılar Esther Mahlangu, Kohei Nawa, Eric N. Mack, Koo Jiyoon ve Bin Woo Hyuk’un eserlerinin buluştuğu “The Electric AI Canvas”, hayranlık uyandıran bir fiziksel sanat deneyimi yaratıyor. Yeni BMW i5 üzerinde kullanılan yansıtma haritalama teknolojisiyle, katılımcılara her sanatçının kendine özgü stilleri arasında geçiş yaptırarak özgün bir sanat deneyimi yaşatıyor. Animasyonlar aynalarla büyütülüp yansıtılarak izleyicileri içine çeken bir deneyim oluşturuluyor. “The Electric AI Canvas”, görsel sanatın da ötesinde, BMW’nin insan merkezli teknolojiye ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığını gözler önüne sermesinin yanı sıra yapay zekanın yaratıcı potansiyelini de keşfediyor.

 

Jeff Koons ‘Rüya Otomobil’i ile geçen yılın konuğu olmuştu

 Uzun yıllardır ülkenin en önde gelen çağdaş sanat etkinliklerinden biri olan Contemporary İstanbul’da dünyaca ünlü sanatçıları ve özgün sanat eserlerini sanatseverlerle buluşturan BMW Türkiye, geçtiğimiz yıl fuarda dünyaca ünlü Amerikalı heykeltıraş ve ressam Jeff Koons’u ağırlamıştı. Jeff Koons’un ‘Rüya Otomobil’ olarak tanımladığı ve dünyada yalnızca 99 adet bulunan BMW M850i xDrive Gran Coupé tasarımı, çağdaş sanat tutkunlarının yanı sıra otomobil meraklılarının da büyük ilgisini toplamıştı.

Yeni BMW i5 eDrive40 Hakkında

Yeni BMW 5 Serisi’nin tamamen elektrikli versiyonu Yeni BMW i5 eDrive40, 340 beygir güç ve Super Boost ya da Launch Control kullanımlarında 430 Nm tork üretiyor. Bu modelin 0-100 km/s hızlanması böylece sadece 6 saniye olarak gerçekleşiyor. Yeni BMW i5 eDrive40, 582 km’ye varan bir menzile sahip olup, 205 kW DC Şarj teknolojisi ile 30 dk’da yüzde 80 batarya doluluğuna ulaşıyor.

 

Sanatçılar Hakkında

Nathan Shipley, üretken görüntüler oluşturmak için yapay zeka, makine öğrenimi ve diğer teknik süreçlerin geleneksel animasyon ve görsel efekt teknikleriyle birlikte kullanımını (ve kötüye kullanımını) araştıran yaratıcı bir teknoloji uzmanı. Nathan, kendi stüdyosunda ve diğer sanatçılarla iş birliği içinde teknoloji, sanat, makine zekası, hikaye anlatımı ve animasyonun kesişim noktalarını araştırıyor. Teknoloji şirketlerine danışmanlık vermenin yanı sıra San Francisco’daki Goodby, Silverstein & Partners’ta Yapay Zeka Direktörü olarak görev yapan Nathan, yeni araçların geliştirilmesine katkıda bulunuyor ve bu araçların yaratıcı sürece entegrasyonları üzerinde çalışıyor. Ayrıca, Nathan müzelere ve eğitim kurumlarına danışarak, teknolojinin potansiyelini gösteren ve etkilerini geniş ölçekte ele alan sürükleyici, yerleştirme tabanlı projeler yaratıyor. Nathan, yapay zekaya sanatsal arayışlarda bir araç olarak insan merkezli bir yaklaşımı benimsiyor, sanatçılara ve yaratıcılara saygıyı vurguluyor, çeşitliliği ve dahil olmayı teşvik ediyor ve ön yargıyı aktif olarak azaltmak için çaba sarf ediyor. Nathan’ın eserleri Salvador Dali Müzesi’ndeki kalıcı koleksiyonun bir parçasıdır ve Artnet, The New York Times, Smithsonian Magazine, Wired ve The Verge gibi yayınlarda yer aldı.

Gary Yeh, dünya çapında 100.000’den fazla sanat meraklısının ilgisini çeken çağdaş sanat medya platformu ArtDrunk’un kurucusu. ArtDrunk, sanata erişilebilirliği artırmak için önde gelen sanatçılar, galeriler, kurumlar ve markalarla birlikte çalışıyor. Sanatla olan yolculuğu hemen hemen herkes gibi başlayan Gary, çocukluk evini rastgele baskılar ve empresyonist resimlerin posterleri ile süsledi. Ancak eklektik bir ileri seviye sanat tarihi öğretmeni, nihayetinde içindeki sanat sevgisini uyandırdı. ArtDrunk, Gary’nin üniversite yıllarında akademik bir ortamın dışında sanatla ilgilenme arzusundan doğdu. ArtDrunk, Gary’nin sanat dünyasındaki ayağı oldu ve sanatı daha erişilebilir kılmak için kişisel bir misyon haline geldi. Gary, finans, teknoloji ve fintech alanlarında çalıştı. Via Transportation ve Fiserv gibi şirketlerde deneyim kazanarak sanat dünyasına yaklaşımını genişleten Gary, tıpkı daha önce uğraştığı teknolojilerde olduğu gibi, sanatın milyonlarca kişiye daha ulaşmasının yollarını bulmaya olan merakını sürdürüyor. 2017 yılında Duke Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Nasher Müzesi’nin Öğrenci Danışma Kurulu’nda da görev yaptı. Gary, New York ve Seul’da yaşıyor. 

 Esther Mahlangu, geleneksel Ndebele tasarımını çağdaş formlara ve bağlamlara taşıyor. Eserleri, Güney Afrika’nın iletişim ve ifadeler için canlı renkler ve geometrik desenler kullanılan yüzlerce yıllık ev boyama geleneğinden ilham alıyor. Stiller nesiller boyunca aileler aracılığıyla aktarılıyor. Ndebele tasarımını dünya sahnesine taşıyan Mahlangu, 1991 yılında 12. BMW Sanat Otomobili’ni yarattı.

Kohei Nawa, sanal ile fizikselin, doğal ile yapayın, birey ile bütünün kesişim noktalarında çalışıyor. Nawa çok disiplinli yaklaşımı ile tanınsa da bu iş birliğinde yer alan sanat eserleri malzeme bilimindeki keşiflerine odaklanıyor. Dune ve Direction serisi, farklı boya viskoziteleri ve bunların yer çekimi ile etkileşimleri üzerinde denemeler yapıyor. Nawa’nın eserleri, Metropolitan Sanat Müzesi ve Louvre da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki büyük kurumlar tarafından toplanıyor ve sergileniyor.

Eric N. Mack, sanat ve moda, resim ve heykel dünyalarında dolaşıyor. Atkılar, çiçek baskıları ve diğer çok renkli kumaşlarla çalışan Mack, resmin geleneksel tanımlarını genişletiyor. Malzeme seçiminde ve genellikle yerleştirmeye dayalı eserlerinde insan formu ve varlığına odaklanıyor. Şu anda İtalya’nın Venedik kentindeki Palazzo Grassi’de bir sergide eserleri yer alıyor.

Koo Jiyoon, kentsel ortamlarda gelişen özellikleri ve zamanın geçişini temsil eden psikolojik manzaralar yaratıyor. Şehirlerin yaşam döngüsünü, yaratılışlarının ve yıkımlarının yanı sıra içlerinden geçen insanların yaşamları üzerinden yakalıyor. Değişen şehirler üzerine yaptığı gözlemlerin sonucunda hem kalın hem ince fırça işlerini harmanlayan görsel, soyut bir şölen ortaya çıkarıyor.

Bin Woo Hyuk, doğal dünyanın meditatif resimlerini yaratmak için kişisel anılardan ve deneyimlerden yararlanıyor. Herhangi bir anlatı unsurundan ziyade bir ortamın atmosferine odaklanan Bin, rüya gibi bir estetik yaratıyor. Berlin’de yaşayan ve çalışan Bin, Almanya’nın birçok orman ve parkından ilham alıyor. Son eserlerinde özellikle Claude Monet’nin nilüferlerinin ışığı ve sürükleyiciliğinden etkilendiği görülüyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberler Yazılı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!